Biz Noel Kutlamıyoruz…!!!
Aralık 30, 2008
<Biz Allah’ın celle cellêlühü “Habibim Sen olmasan alemleri yaratmazdım” dediği, düşmanlarının bile Muhammed-ül Emîn lakabıyla çağırdığı, eziyet eden düşmanlarına beddua yerine hidayetlerine dua eden, insanlığın saadeti için gayret sarf eden bir peygamberin ümmetiyiz. Tarihin altın sayfalarını dolduran, insanlığı cehalet ve sapıklık karanlığından kurtarmak, yer yüzüne imanı, iffet ve namusu yaymak için şehitliği insan için tasavvur edilebilecek en üstün gaye bilen bir neslin torunlarıyız. Hiç şüphesiz onlar da bizim gibi canını, malını, evladını seven insanlardı. Fakat Allah ve rasulünün sevgisi uğrunda her şeylerini feda etmişlerdi.
Şimdi onların çocukları olan biz, büyük bir imtihanın arifesindeyiz: Yılbaşı gecesi! Çoktan hindilerle, Noel babalarla Hıristiyanlar gibi hazırlıklar başlamıştır. Kim bilir, Allah Kur’an-ı Kerîmde haram kıldığı halde ne kadar içki içilecek, ne kadar zina, fuhuş, yaralama, öldürme hadisesi olacak! Hıristiyanlar bu geceyi güya Hazreti İsa’nın aleyhi-s selam doğum gecesi olarak kutlar. Bir peygamberin doğum gecesini içki, dans, kumar, zina gibi şeylerle kutlamak Allah’ın celle cellêlühü indirmiş olduğu hangi kitaba uyar?
Yeni yıl böyle mi kutlanır? Yazının devamını oku »
NOEL NEDİR?
Aralık 30, 2008
NOEL NEDİR?
Bu konuda ortada dolaşan bilgi kirliliğine kapılmamak için Noel ve yılbaşı ile ilgili bilgileri, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde Doç. Dr. Bülent Şenay’ın kaleminden aktarıyoruz:
“Noel kelimesi, Latince‘doğuş’ anlamına gelen natalis kelimesinden türeyerek Batı dillerine geçmiştir. Hıristiyan kültüründe yılbaşı kutlamalarını ifade için kullanılmaktadır. Yılbaşı kutlaması, bir Noel kutlaması olup aynı zamanda Christmas(kırismıs) kelimesi ile karşılanır. Christmas kelimesi aslen ‘Christ-Mass’ kelimesine dayanır ve ‘Mesih’in doğumunun kutlanması’ anlamında kullanılır. Christos‘yağlanmış’ demektir. Çoktanrılı Greko-Roman pagan kültüründe tanrı heykelleri önünde tapınılırken kutsanma ve bereket ifadesi olarak yağlanan heykellere ‘yağla kutsanmış’ anlamında christos denilmiştir. Kelime zamanla İsa için kullanılır hale gelmiştir. Dolayısıyla İsa, asıl Christos yani ‘yağla kutsanmış bereket tanrısı’na dönüştürülmüştür.
Christ-mass kelimesinin ikinci kısmı olan ‘mass’ kelimesi ise Farsça kökenli ‘mazda’ kelimesinden Batı dillerine geçmiştir. ‘Mazda’ tanrı ve ‘mizd’ ise tanrı adına yenilen akşam yemeği anlamına gelir. Fars kökenli Mitraizm, Roma pagan kültüründe yaygın hale gelmiş dinlerden biriydi; Tanrı Mithra’nın yeryüzüne inerek 12 havarisiyle dünyayı dolaştığına, sonunda insanlığın günahları için kendini feda ettiğine inanılırdı. Christ-mass, Tanrı için yapılan bu Mitraist ayininin Hıristiyan şekli olarak ortaya çıkmıştır.
…………………………………………….
YILBAŞI KUTLAMASI Yazının devamını oku »
‘İslam’da Yılbaşı’nı kutlamak doğru mu?
Aralık 30, 2008
Eski insanların düz mü, yuvarlak mı diye tartışıp durdukları dünya gün geçtikçe iyice küçülüyor. Çeşitli ulaşım ve haberleşme vâsıtaları yardımıyla bu gerçeği hepimiz fark ediyoruz.
10-15 saatte dünyanın en uzak bir ucuna gidebilme, bütün ülkelerde olup bitenleri televizyonda seyretme imkânına sahibiz. Bu gelişme ve ilerleyişin iyi tarafları olduğu gibi, zararlı yönleri de vardır. Çünkü, olayları kendi arzularımıza göre yönlendirmemiz, istediğimiz şekle kanalize etmemiz mümkün değildir. Bunun için iyisi de, kötüsü de kapımızı çalmakta, hayatımıza girmek için izin istemektedir. Her “yeniliğe” gümrüksüz olarak geçiş izni verirsek, beraberinde getirdiği her şeyi peşinen kabullenmiş oluyoruz demektir.
Başta Avrupa ve Amerika olmak üzere yabancı kaynaklı âdet, yaşayış tarzları, görgü kuralları, gazete, dergi, kitap, radyo, televizyon, internet gibi basın ve yayın organlarıyla sosyal hayatımıza karışmakta, günlük yaşantımıza girmektedir. Sevgililer günü, evlilik yıldönümü, anneler günü, doğum günü ve yılbaşı bu yeni adetlerden birkaçı. Yazının devamını oku »
İSRAİLİN BOYKOT ÜRÜNLERİ
Aralık 29, 2008
İSRAİL CAMİLERİ VURDU
Aralık 29, 2008
İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanı hız kesmeden devam ediyor. Üniversiteleri bile füze bombardımanına tutan İsrail’in son hedefi ise camiler.
Yaptıkları açıklamalarda sadece Hamas’ın askeri karargahlarını vurduklarını belirten İsrail tarafı, bu sözleri yalanlarmışcasına sivil hedefleri de vurmaya devam ediyor.

Üniversiteleri bile füze bombardımanına tutan İsrail’in son hedefi ise camiler. Camilerde ibadetlerini yapmaya çalışan insanlar, ne olduğu bile anlamadan yoğun ateş altında hayatlarını kaybediyor.
BİR HAMASLI KOMUTANIN EVİ VURULDU: 4 ÖLÜ, 20 YARALI
İsrail’in Gazze’de düzenlediği hava saldırısında Hamas’ın silahlı kanadından bir komutanın evinin vurulduğu, saldırıda komutanın ailesinden 4 kişinin öldüğü bildirildi.
Hamas yetkilileri, komutanın evinin yıkıldığı saldırıda 20 kişinin de yaralandığını kaydetti.
Evi vurulan Hamaslı komutan Yazının devamını oku »
Gazze’de ölü sayısı 345′e yükseldi
Aralık 29, 2008
Ölü sayısının her dakika arttığı Gazze’de son rakam 345 olarak verildi. Yaralı sayısı ise bin 600′a yükseldi.

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği operasyonda ölenlerin sayısının 345′e bildirildi. Gazze’deki sağlık yetkililerinden Muaviye Hasaneyn, yaralı sayısının da bin 600′e yükseldiğini açıkladı.
Ölü sayısının İsrail uçaklarının bugün Gazze’nin kuzeyinde bir binaya ve bir araca gerçekleştirdikleri saldırıların ardından en az 7 kişinin ölmesiyle yükseldiği belirtildi.
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Han Yunus kasabasında bugün bir araca düzenlenen başka bir saldırıda da 5 kişinin öldüğü kaydedildi. Bu saldırıda ölenler arasında İslami Cihad örgütü liderlerinden Ebu Tir ve onun 9 yaşındaki oğlunun da bulunduğu aktarıldı. Hayatını kaybeden diğer 3 kişinin de İslami Cihad üyesi olduğu belirtildi.
(CİHAN)
Hicret Nedir?
Aralık 28, 2008
Müslümanların Mekkeden Medineye Hicretleri
Hicret bir yerden başka bir yere göç etme demektir. Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke’de Müslümanlar barınamaz hâle gelmişlerdi. Bu sebeple 2′inci Akabe Bîatinde Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Müslümanların Medine’ye hicretleri de kararlaştırılmıştı. Peygamberimiz “Sizin hicret edeceğiniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi…” diyerek Müslümanların Medine’ye hicretlerine izin verdi.
İkinci Akabe Bîati, Peygamberliğin onikinci yılının son ayı olan Zilhicce’de yapılmıştı. onüçüncü yılın ilk ayı Muharrem’de (Temmuz 622) Medine’ye hicret başladı.
Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, âilesini, kabîlesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke’de bırakarak Peygamberimizin izniyle Medine’ye göç eden Mekke’li Müslümanlara “Muhâcirler” adı verilmiştir.
Medine’de muhâcirleri misâfir eden, onlara bütün imkânları ile yardımcı olan Yazının devamını oku »
Hicri Yılbaşı Nedir?
Aralık 28, 2008
Müslümanların sosyal ve siyasî ilişkilerini düzenleyen, Hz. Peygamber (s.a.s)’in hicretini tarih ve takvim başlangıcı olarak esas alan, İslâmî takvimdir. Hicri takvim Hz. Ömer zamanında Kameri (ay) yılı esas alınarak düzenlenmiştir. Hicretin gerçekleştiği yıl, hicri takvimin birinci yılı olmuş ve senenin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü de yeni yılın başı sayılmıştır.
Müslümanlar için Muharrem ayının birinci gecesi “Yılbaşı”gecesidir.

İslâmda yeni yıl, Muharremin birinci günü başlar. Müslümanlar ayları, ibadet günlerini, bayramları, Ramazan ve Kurbanı, Haccı, yılbaşını, zekatı… vb. hep İslâmî takvime göre tanzim etmek zorundadırlar. Zira Allah, ayların sayısını on iki olarak bildirmiştir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Allah katında (yani Allah’ın hükmünde geçerli olan şey), ayların adedi muhakkak ki, oniki ay olmasıdır. Ki şunun bunun uydurması, faraziye ve nazariyesi veya kabulü ve benimsemesi değil, Allah’ın şu gökleri ve yeri yarattığı günkü kitabındaki kaydı, o gün yazılan yazının hükmü ve o gün yazdığı yazının ve takdirin gereği ve hak takviminin hükmü olarak, Allah tarafından kararlaştırılıp yazılan yazısında bu böyledir. (et-Tevbe, 9/36) Müfessirlere göre bu aylardan kasıt, Kamerî aylardır.
Müslümanlar ibadetlerini ihtimal ile düzenlenen Milâdi aylara değil; müşahhas ‘ilâhi bir gerçek’ olan Kameri aylara göre düzenler. Çünkü bu hesap gerçekten doğru olan hesaptır (et-Tevbe, 9/36). Buradan hareketle müslümanların İslam dışı diğer bayramları kutlaması, bunlara iştirak etmesi ve Allah’ın bildirdiği gerçekleri yalanlayan veya onlara uymayan düşüncelerin ürünü olan fiillerin kutlama günlerini müslümanların da bayram olarak Yazının devamını oku »


atmıştır.



